Ebeveyn ve Çocuk İlişkisi


Bütün anne, babaların her biri kendine özgüdür. Ancak bütün anne babaların ortak yönü çocuklarını çok sevmeleridir. Ara sıra sorunlar yaşasalar da, ebeveynler her koşulda çocukarını severler. Çocukla ebeveyn arasında karşılıksız ve koşulsuz bir sevgi bağı vardır. “Biz çocuğumuzu sevgiyle büyütüyoruz “  cümlesini  ebeveynler devamlı söyler ve ifade ederler. Sadece bilmemiz gereken sevgi    sözcüğünden  ne anlamamız gerektiğidir.

Ben çocuğumu çok seviyorum diye ifade eden ebeveynler için çocuğunuzu sevmek, onu anlamaya çalışmak mı ?  Çocuğunuzu sevmek, onunla  zaman geçirmek mi? Çocuğunuzu  sevmek ağladığı zaman yeter ki sussun  diye her istediğine evet demek mi? Sizin için seviyorum   ……?

Sevgi  hissettirilmeli, gösterilmeli ve paylaşılmalı , fakat bu  göreceli bir durum, toplumun örf ve adetlerine, yaşadıkları coğrafi bölgelere, yetiştirildiği aile ortamına, sosyal statüsüne ve ailenin ekonomik durumuna, ebeveynlerin anne-baba olma yaşına göre değişiklik göstermektedir.Tabii ki anne ve babaların sevgilerini, nasıl gösterdikleri ebeveynlerin tercihidir.  Burada  sevgiyi gösterme şeklinizin çocuğunuzun üzerinde ne etki gösterdiği ve davranış olarak size geri dönüşün nasıl olduğudur.

Ebeveynler şunu iyi bilmeli ki sevgi bedenimizin, ruhumuzun yaşamsal desteği ve şifresidir. Bu nedenle ihtiyaç karşılamak, çocuğu şımartmak, kendi eksiklerinizi, çocuğun taleplerini karşılayarak yapmanız gereken ama yapamadığınız davranışlarınızı bu şekilde tolere etmek gibi verilebilecek  sıralayabileceğimiz örnekler içermemektedir.

Farkında olmadan sevgi adına ama sevgi ile ilgisi olmayan davranışlar sergileyebilirsiniz.Bu davranışlar dışarıdan bakınca gördüğümüz ile içine girince çocuğun ruhunda  oluşan kocaman bir boşluk, ebeveynler ve çocukların ilişkileri arasında tezat oluşturmaktadır. Bu durumun farklı  bir versiyonu da anne babaların bebeklerinin  belli bir yaşa gelinceye kadar sadece yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamanın doğru olduğunu düşünmeleridir. Bu aileler bu süreci bebekleri  için mamasını yedirmek , altını değiştirmek, gazını çıkartmak, uyutmak olarak geçirilecek bir zaman dilimi olarak görmektedir. Sevgili anne ve babalar bunları yaparken sizin şu an yardımınıza muhtaç, size bağımlı, bu  masumların, sizler gibi bir birey olduğunu lütfen hatırlayın sadece sizler ile birlikte bir geçiş dönemi yaşıyorlar. Bu geçiş dönemi, çocuğunuzun ve çocuğunuzla birlikte sizin ileride yaşayacağınız hayatın belirleyicisi rehberi olacaktır.

Bebeklik dönemi, hayatın temelini oluşturan bir dönemdir. Bu dönemde kokuların en eşsizini, yaratılanların en güzelini, ona baktıkça seyretmeye doyamayacağınız  mucizeyi göreceksiniz. Bu kadar değerli olan, aile kavramını tamamlayan şaheser için yapacağınız tek şey, değerli olan yavrunuza, birey olarak, yaşı kaç olursa olsun ona değer vermek, değerli hissettirmek, sadece bir şekilde mümkündür. Dozunda sevgi, tadında şefkat, yeterince ilgi ve kaliteli zaman ayırmak yapıyormuş gibi yapmadan davranış sergilemek. Reçete bu kadar kolay. Hepsi sizde olan nitelikler, sadece önemli olan bunları ölçüsünde paylaşmanız. Hayatın şifresini çözmüş oldunuz. Anahtarı sizde olan “Sevgi” nin açamayacağı kapı yoktur.Yeter ki siz bu anahtara sahip çıkın. Gelecek güzel günleri çocuğunuzla birlikte yaşayın.



Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.