Aile İçi İletişim


Kaç yaşında olursa olsun çocuklar her zaman ebeveynlerine ihtiyaç duyarlar. Dünyaya geldiklerinde ilk gördükleri sevgi ile sımsıcak bakışlarla onları karşılayan anne ve babalarıdır. Ebeveynler  ise çocuklarının dünyaya geleceği günü iple çekerler. Her şeyin en güzeli, en doğrusunu yapabilme adına kitaplar okunur, makaleler araştırılır, gözlemler yapılır kısacası ödevlerine çalışırlar.
Bu şekilde davranan anne ve babalar takdir edilmelidir. Fiziksel, duygusal, sosyal açıdan bir bütünlük içinde çocuk yetiştirmenin, aile ve toplum için önem arz ettiğinin farkındadırlar. Ebeveynler, bu bütünlüğü sağlamanın tek yolunun iletişim olduğunu bilirler. Bunun için iletişim zeminini “ bakmak, görmek, dinlemek, anlamak, algılamak ” olarak  uygularlar. İletişim sadece ebeveynler ve çocukları için değil bütün canlılar için önemlidir, canlıların birbirleri arasındaki frekanstır, aynı frekansta olunmadığında , iletişimden söz edemeyiz.

İletişim bir değer verme, karşınızdakini önemseme, duygularına ortak olma, birbirini tamamlama, birlikte öğrenme şeklidir. Anlaşılacağı gibi asla bireysel değildir. Tek başınıza yapabileceğiniz bir etkinlik bir eylem hiç değildir. Bizim öncelikle iletişimi en alt basamaktan ailede, nasıl sağlayabilmemiz gerekiyor, bunun için ne yapmamız lazım bunları öğrenmemiz gerekmektedir . Aile dediğimizde aklımıza anne, baba ve çocuk, yaş, cinsiyet ve karakter olarak farklılık içeren bir tablo gelir. Beraber aynı ortamda mutlu bir şekilde farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmenin püf noktası paylaşmaktır. Sevgiyi,  oyunu, masalı, resmi hatta bir kağıdı , zamanı, bir çikolata parçasını, vb. gibi.


İletişim  kurmada kullanılan dil çok önemlidir. Kendimizi ifade ederken kullandığımız dil ben  olmamalıdır. Sürekli ben dili kullanıldığı zaman ailenizle ve çevrenizle etkileşime giremezsiniz. Bu şekilde iletişim kapılarını kapatmış olursunuz. Farklı kişilerin değişik bakış açıları olacak ki etkileşim sonucunda iletişim olsun. İletişim bu farklılıklar arasında bir köprüdür. Sağlam bir köprü kurmak ve üzerinde güvenli bir şekilde yürümek için birbirinize zaman ayırmanız gerekmektedir.Yoğun iş temposunda olmanız , başka bir programınızın olması gibi durumlar, aile bireylerinin birbiri ile olan iletişimini kopartmamalıdır. Bazen yan yana olamaya bilirsiniz ama davranışınız ile  yapmış olduğunuz küçük jestler ile hatta mimiklerle varlığınızı ve onlara vermiş olduğunuz değeri hissettirebilirsiniz.


Aile ve sosyal çevreniz ile iletişim kurmak, karşılıklı oturup bir şeyler anlatmak değildir. Çocuğunuzla birlikte bir kitap alıp ve beraber eşinize hediye etmek , anne ve çocuğun birlikte kahve yaparak, işten gelmiş babaya ikram etmesi, çocuğa duygusal iletişimin ne olduğunu yaşatarak öğretmek için çok basit ve küçük dokunuşlardır. Çocuğunuzla birlikte albümlere bakmak, yapmış olduğu resmi odanıza asmak, evin telefon numarasını öğretmek, kendinizle ilgili konuşmak, alışveriş listesi yaparken çocuğunuzdan görüş almak iletişimde olmaktır. Dikkat edilirse iletişimin temeli birlikte yapmaya ve paylaşmaya dayalıdır. Hayatımızın içinde olan bu olağan  eylemler sayesinde kurulan iletişim ile olumlu benlik gelişimi, empati kurma, değer verme, duygu ve düşüncelerini aktarma, kendini ifade etme, öz güven, yardımlaşma davranışlarını hayat okulunda çocuğa kazandırmış olursunuz. Aile ve sosyal çevre kitabı-kalemi olmayan bir okuldur. Okulun temel ilkesi ise  iletişim dilinin sevgi  olmasıdır.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.